Gİrİt’te Kalbİm, Küçükkuyu’ya Yolum…

Girit’ten göç eden Ok Ailesi Küçükkuyu’da başlayan yaşamlarına yine Zeytin ağacının bereketi ile davam ederler. Zeytin ağacı aş’ları, aşkları, kardeşleri dostları olur. Günümüze kadar ‘Damlıca’ olarak Zeytin ağacı ile paylaştıkları bu sırrı ve aşk-ı hala yaşayıp korumaktadırlar.

Birgün Türkiye’de de bizim Girit’te yaptığımız gibi tabiattan beslenmenin ve zeytinyağının insan sağlığı için ne kadar mühim olduğu idrak edilecek…

Eğer zeytinlerimizi muhafaza edebilirsek ve zeytinyağı ihtiyacı artarsa, mevcut fabrikalar istihsal için kifayetsiz kalacak. Belki de asri fabrikalarda, başka usullerde zeytinyağı istihsal edilecek. Ama sanırım hiçbir usul, taş değirmenden çıkarılan zeytinyağının nefasetini temin edemeyecek…

Bahri Ok
1875 – 1937
(Girit – Küçükkuyu)

Mübadele göçmenleri 3 Aralık 1923 tarihinden itibaren Türkiye’ye gelmeye başlamışlardı. İlk kafile kasım ayının sonunda Hanya’dan hareket etmiş, aralık 1923 günü İzmir Limanı’nda inerek Türkiye topraklarına ayak basmış, hemen İzmir yakınlarında oluşturulan Klazumen Misafirhane ve Karantina’sına gönderilmişlerdi.

Ok Ailesi de geride bıraktıkları ile vedalaşmadan Girit’ten son kalkan gemi ile Anadolu’ya doğru yola çıkmıştır.

Bahri OK – Nam-ı değer Pistolaki (Silahçılar); 5 kardeş olan Ok Ailesi Girit’te de zeytincilikle geçimlerini sağlamaktaydılar. Mübadele dönemi 1924 yılı Hanya’dan kalkmak üzere olan gemiye vardıklarında en küçük kız kardeş Nazlı kaçırılır. Giresun gemisi kaptanının 2 saat izni, kardeşlerini bulmak için umut olur ancak vakit yetersiz kalır. Artık Giresun gemisi Küçükkuyu’ya doğru hareket etmeye başlamıştır. Geride bırakılan dostlar, komşular, yuvalar, zeytin ağaçları ve Nazlı’lar olur. Ok Ailesi’nin Küçükkuyu’da başlayan yaşamlarına yine zeytin ağacı kanatlarını açar, zeytin ağacı aşları, aşkları, kardeşleri, dostları olur.

5 Kuşaktır Sofranıza Doğallık Ulaştırıyoruz

Detay